sigara - iç onu
20
Haziran



 
 sigara - iç onu
Sigara - İç Onu ( Umut Sarıkaya )

 






ahmet özhan - ay yüzlüm
20
Haziran



 
Ay yüzlüm, apaçık sözlüm
Ruhum Sana kurban;
Gönlüm Sana hayran!.
Nergis bakışlarının tesiri ne de yaman!
Efendim Efendim
Efendim el-aman..!

Bak sinemde bir ok var, derûnumda bir acı,
Sendedir sendedir sendedir ilacı...
Hem mahzun, hem de perişan
Dertlerle kıvrandım;
Kapına dayandım!
Yok başka bir ateş ,
Hep Sana Sana yandım;
Seninle seninle
Seninle uyandım.

Bak sinemde bir ok var, derûnumda bir acı,
Sendedir sendedir sendedir ilacı...

Ahmet Özhan - Ay yüzlüm MP3


 






sirke
19
Haziran



 
sen ışıkları söndür
ben sirke dökeyim duvarlara

avuzlarına sabır biriktiren o adamı hatırla oğul
sarı fotoğraf II. geleneksel anarşizm çağı
kolbastı değil kollukların basması çok popüler o sıralar
halk paranoyak, halk ezik, halk silahlı
onlar sarı kafaları mavi gözleriyle
çok gülüp çok eğlenirken bilmem kaçıncı yıl balolarında
umut intihar ederdi hergün aşırı doz acı ile
fakirin mihrabaltı vakt-i kerâhât münâcatında

ağzımda uzun tek nefes bir küfür
dudaklarımda gül ağacı ağızlık
ucunda sarma tütün bir cigara
13 adım o duvara 13 adım bu duvara
elde mavi firuze otuzüç diş
tak tak bozarım sessizliğini
gurbet koğuşunun
volta atarım sektire sektire
ahfâtına ecdâdına

sen ışıkları söndür
ben sirke dökeyim duvarlara

Kerem C. Cengiz
17:04 13.06.2009
Londra

 






Yasar - Şarkı Halinde Kal
1
Haziran



 
Sen de her şey gibi yanımdayken,
Sen misin, sen mi, oluyorsun gözlerimde diken?

Git, git benden uzak,
Uzak bi yere git
Ne olur içimde
Her zaman bir ümit

Her uzak şey gibi öyle yalnız hayal,
Yalnız rahiyâ ve renk
Şarkı, şarkı halinde kal

Yaşar - Şarkı Halinde Kal | MP3

 






karıma mektup
31
Mayıs



 
Bir tanem
Son mektubunda:
'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun.
'Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
'yaşıyamam! '
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgilim;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazıma!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...

Karım benim!
İyi yürekli
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim:
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.

Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

nazım hikmet ran

 






travelodge maviliği
17
Nisan



 
uyumuş bir mavinin üstünde
şom mavi-
-düşte bir kızıl istihare
inşallah hayır
bilmediği yer
çok soğuk

ve
çok londra


*
K.C.C
22:33 13.04.2009
Londra

 






vefat...
14
Nisan



 
lisansta, ticaret üniversitesi'nden hocam prof. dr. zafer doğan bugün odasında geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etmiştir. kendisi üniversite eğitimim boyunca kahrımızı çekmiş olup, öğrettikleriyle her daim yüreğimizde yaşayacaktır...

ailesine sabır ve metanet, dostlarına, sevenlerine başsağlığı, kendilerine de Yüce Tanrı'dan rahmet ve bağışlama dilerim. mekânı cennet olsun.

 






pilli araba
2
Nisan



 
 pilli araba

bir pilli araba durdu
vitrinde öyle kırmızı olmasa gerek
yeşilce hatırımca
baktı baktı durdu
vardı tahtalar vardı
marangozdan pilsiz
kola kutularım vardı
koymalık üst üste
oynamalık sessiz
mavi kazak ekmek salça
kabakulak yalnız çocuk
halının kırıntı telaşı vardı
Allah'ı vardı kocaman

pilli araba durdu orda vitrinde
baktı öyle bayram sabahıydı
baş ucunda pilli araba
hem vardı belki yoktu
rüyaydı güzeldi yine de
en büyük derdimiz pilli araba olsun be cemilim
çizerim ben sana kağıt çok kalem az
neşelerimiz çok
genizde tuz az olsun
televizyon olmasın
televizyon haram
mavi kazak Allahlı olsun

pilli araba kaldı orda vitrinde
beden büyüdü ruh kaldı -
orda vitrinde
kadın çok
-erkek çok oldu
hayal çok
-kırık çok oldu
pilli araba unuttu beni de
pilli araba Allahsız oldu
sonra
geldi pamuktan el geldi
öptük elden cennet onsuz dar idi
bahar sürur azimet etti
toprak su ateş hava ben
pişer oldum odsuz
kas kesildi
iç eridi


pilli araba baktı durdu arkamdan
kırmızıydı belki belki de hiç
bir zeytin tanem vardı gitti
baktım durdum arkasından
öyle yürüdü öyle yavaş yavaş
o gittikçe ben bittim
o gitti ben bittim

bak şimdi pilli araba orda nasipsiz
mavi kazaklı oğlan ağlak talihsiz
ucu tırtıklı yırtık bıçak bileksiz
şeref yok artık -sizşeref ben
-şerefsiz





.........



açtığım yürek
ektiğim gözsuyu
tattığım gam
yaşadığım çiledir

hükümsüzdür.

yazdı isem buraya
gölge güneşindir
ay denizin
cezirsiz meddir

kuşkusuzdur.

K.CC / Londra
16:11 02.04.2009

 






1. sayfadasınız.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47

~ yazılar | ~ feedburner | ~ technorati
istanblog.com adresinde yayımlanan tüm yazıların telif hakları aksi belirtilmediği surette site sahibine aittir.
fikir ve sanat eserleri kanunu'nun 15.maddesi uyarınca siteden yapılacak her türlü alıntıda kaynak gösterilmelidir.
2007 (c) istanblog.com